Hayat sigorta. Shaker

June 7, 2008 11:11 am

Bir Hıristiyan mezhebi olan Shakerler bekar komün yaşama inanırlardı ve evlilikten ve geleneksel aile yaşamından kendilerini sakınırlardı. Fonksiyonellik, sadelik ve güzellik taşıyan, hayat için gerekli her türlü malzemeyi üretip, kendi kendilerine yetecek bir hayat biçimi yaratmışlardı. İbadet sırasında kendilerinden geçercesine yaptıkları dansları sebebiyle Shaker’ler (sallanan insanlar) adını almışlardı.

Posted by admin in Uncategorized

Hayat sigorta. Melike Güner

June 7, 2008 9:41 am

Melike Güner (d. 1979), Türk dizi ve tiyatro oyuncusu.

2 Haziran 1979 yılında İstanbul’ da doğdu. 2002 yılında İstanbul Üniversitesi’ nden mezun oldu. Şu anda Doktorlar dizisinde çok başarılı bir oyunculuk sergilemektedir.

Rol Aldığı Diziler ve Tiyatrolar

Dizi

Doktorlar Zenan 2006

Kızlar Yurdu Zeynep 2006

Ödünç Hayat Mine 2005

Ekmek Teknesi Sonay 2002

Gülbeyaz Ayşegül 200

Vay Anam Vay 2001

Hayat Bağları 1999

Mahellenin Muhtarları 1992

Dadı

Tiyatro

Kökler

Bab-ı Hikaye

Kaç Baba Kaç

İki Kişilik Bir Oyun

Salaklar Sofrası 2004

İnkar Ediyor 2007

Film

Yedi Günah, Yedi Tepe, Bir Metropol 2005

Organize İşler Yosun 2005

Tombala Meryem 2005

Tarlada Açan Çiçekler 2005

Haydarpaşa’da Bir Varmış Bir Yokmuş 2000

Posted by admin in Uncategorized

Hayat sigorta. Bağrıyanık (albüm)

June 7, 2008 5:51 am

1980 yılında Saner Plak`tan uzunçalar olarak çıkan Müslüm Gürses albümü.

Şarkı Listesi

  1. Bağrıyanık
  2. Ey Zalim
  3. Kullarına Kul Yaratmış
  4. Ayyaş
  5. Boş Hayaller
  6. Umutsuz Hayat
  7. Sabah
  8. Ne Hale Düştüm
  9. Nazar
  10. Sır Olmuşsun
Posted by admin in Uncategorized

Hayat sigorta. Suavi Kemal Yazgıç

June 7, 2008 5:11 am

1972 yılında İstanbul’da doğdu. Şiir ve öyküleri Dergibi, Ülke, Dergâh, Kırklar, Yedi İklim, Endülüs, Yeni Dergi, Eksen, Bu Ülkenin Çocukları, Martı ve Kanat, yazıları ise Sağduyu, Yeni Şafak ve Gerçek Hayat’ta Milli Gazete’de yayınlandı. Bir dönem, Haftalık İntermedya Ekonomi dergisinde muhabirlik yaptı.TGRT Haber Kanalı’nda yayınlanan Ankara’nın Gündemi programının editörü oldu. Halen Gerçek Hayat Dergisinde çalışıyor.
Leyla Akça Yazgıç ile evli ve Meryem Ayşe isminde bir kızı var.

Kitapları: Sebepsiz Serçe (Şiir), Taş Suya Değince (Şiir), Kırk Gri Hırka (Öykü), Avrupa Birliği (Araştırma).

Posted by admin in Uncategorized

Hayat sigorta. Animizm

June 7, 2008 4:01 am

Psikolojik olaylarda olduğu gibi hayatla ilgili olayları da düşünen bir ruhun yönettiğine inanan sistem (Stahl doktrini). Stahl’ın animizmi hem mekanizme hem de vitalizme karşıdır; mekanizm, hayat olaylarını yalnız fizik-kimya olgularından ibaret sayar; vitalizm ise hayat olaylarını, yarı maddi yarı manevi olan, hem fizik-kimya olaylarından, hem de düşünen ruhtan ayrı bir hayat ilkesiyle açıklar. Şuur ve bitkisel hayat gibi iki ayrı ilkeyi varsayan vitalistlerin çifte dinamizminin (düodinamizm) aksine, animistler hem hayatla ilgili olayları, hem de psikolojik olayları tek bir sebebe, düşünen veya “akıllı” bir ruha bağlarlar.(Canlıcılık)

Posted by admin in Uncategorized

Hayat sigorta. Sigorta

June 6, 2008 11:51 pm

Sigorta, risklerin gerçekleşmesi sonucu doğabilecek zararları gidermek için kullanılan mali araç. Sigorta sözleşmesi, sigorta yapılması için hukuken gerekli sözleşme. Sigorta şirketi, sigorta işlerinin yönetilmesi, işletilmesi, satışı ile ilgilenen şirket. Sigortacılık, bu işlerle ilgilenen meslek.

İnsanların tüm varlık ve girişimleri risk (riziko) adı verilen belirsizliklerin tehdidi altındadır. Sigorta, risklerin gerçekleşmesi halinde doğan zararı karşılar, böylece geleceğin maddi açıdan belirli hale gelmesini sağlar. Sigorta kişi ve kurumlara güven sağlar, böylece geleceğin planlanmasını mümkün kılar, girişimciliği teşvik eder.

Sigortanın işleyişi

Sigorta, temelde, benzer riske maruz kalan kişilerin (sigortalılar) maddi güçlerini birleştirerek yardımlaşmasıdır. Sigorta şirketlerinin işlevi, bu kişilerin birbirlerini bulmasını ve gerçekleşen zararların giderilmesini organize etmektir.

Aynı riske maruz kalan kişiler bir araya gelerek gerçekleşen riskleri hep birlikte karşıladıklarında, kişi başına düşen ödeme miktarı düştüğünden büyük bir risk bile herkes için karşılanabilir hale gelebilir. Bir araya gelen kişi sayısı ne kadar fazla olursa, kişi başına düşen zarar miktarı o kadar tahmin edilebilir hale gelir. Olasılık hesaplarında büyük adetler kanunu (veya büyük sayılar kanunu) adı verilen kanuna göre, aynı riske konu olan kıymetlerin sayısı ne kadar fazla olursa, gerçekleşecek hasar, riskin oluşma ihtimaline o denli yakın olacaktır.

Bir sigorta şirketinin organizasyonu altında biraraya gelen sigortalılar gelecekteki hasarları karşılamak için prim adı verilen ücreti öderler. Prim tutarına, hasarlar için yapılacak ödemelerin yanı sıra, sigorta şirketinin işletme masrafları, kârı, vergiler, acente komisyonları gibi kalemler de dahildir.

Sigorta, öngörülemez ve maddi zarar doğuracak olaylara (yani risklere) karşı yapılır. Ne zaman olacağı önceden bilinen olaylara karşı sigorta yapılmaz. Kumar, hisse senedi alım-satımı gibi spekületif riskler ve kanuna aykırı olarak yapılan işler sigortalanamaz. Keza, kanunlardan kaynaklanan cezalara karşı sigorta olmaz.

Sigorta teminatının işlemeye başlaması için sigortalı ile sigorta şirketi arasında sigorta sözleşmesi yapılır. Poliçe, sigorta sözleşmesinin koşullarını içeren ve ispatlayan belgedir. Poliçe üzerinde sigorta şirketinin ünvanı, adresi, sigortalının adı, riskle ilgili bilgiler, prim, sigorta başlangıç ve bitiş tarihleri, sigorta koşulları vs. yer alır.

Sigorta satışları bazen doğrudan sigorta şirketleri tarafından yapılmakla birlikte, genellikle sigorta aracıları tarafından yapılır. Sigorta aracıları belli bir sigorta şirketine bağlı çalışan acenteler ve sigorta şirketlerinden bağımsız çalışan sigorta brokerleridir. Aracıların başlıca görevleri, sigorta müşterisini riskler ve buna uygun çözümler hakkında bilinçlendirmek, prim ödemelerini, hasarların tazmin edilmesini ve poliçenin yenilenmesini takip etmek, gerektiğinde hatırlatmada bulunmaktır. Prim tahsil etme yetkisi bulunan acenteler, müşterilerden aldıkları primleri sigorta şirketine öderler. Bu hizmetlerine karşılık aracılar komisyon alırlar. Komisyon genellikle prim tutarına dahil edilir.

Sigorta edilmiş bir riskin gördüğü zarara hasar denir. Bir hasar gerçekleştiğinde, sigortalı, sigorta şirketinde ihbarda bulunur. Sigorta şirketi, hasarı kendisinden bağımsız bir eksperin incelemesini sağlar. Daha sonra eksper raporunu inceleyerek, sigorta teminatı içindeki zararı tazmin eder, sigortalıya tazminat öder.

Can sigortalarında ve bedeni hasarlarda ise tazminat, aktüer denilen uzmanların yaptığı aktüerya hesaplarının sonucuna göre ödenir.

Eğer bir hasar üçüncü bir şahsın kusuru sonucu oluşmuşsa ve sigortalının o şahıstan tazminat talep etme hakkı veya daha başka hakları doğduysa, halefiyet denilen hukuki ilke uyarınca bu haklar ödediği hasar oranında sigorta şirketine geçer. Sigorta şirketinin bu hakkını kullanarak kusurlu taraftan tazminat talep etmesine rücu adı verilir. Örneğin, A ve B araçlarının karıştığı bir kazada, B aracı kusulu ise, A’nın sigortacısı önce A’ya tazminat öder, daha sonra, ödediği tazminatı B’den talep edebilir.

Sigorta şirketleri önce bu haklarını kusurlu kişilerle anlaşarak (sulhen) kullanmayı denerler. Sulhen giderilemeyen sorunların çözümü için mahkeme yoluna gidilir. Çağdaş sigorta şirketlerinde rücu ve hukuk işlerinde uzmanlaşmış bölümler bulunur.

Deprem gibi büyük felaketler sonucu ödenen hasarların sigorta şirketlerinin mali güçlerini aşan tutarlara ulaşması nedeniyle, sigortacılar da kendi üstlendikleri riskleri sigortalarlar. Bu yeniden sigortalama işlemine reasürans denir. Reasürans konusunda çalışan şirketlere reasürör adı verilir. Reasürörler, verdikleri teminat karşılığında sigorta şirketlerinden prim alırlar. Reasürans, uluslararası bir iştir. Bir sigorta şirketi, risklerini pek çok reasüröre devredebilir. Böylece, deprem gibi felaket boyutlarındaki riskler bile dünya çapında pek çok şirkete dağılarak ödenebilir hale gelir. Bu durumun bir yansıması olarak, dünyanın herhangi bir yerinde meydana gelen bir felaket, tüm sigorta piyasasını etkiler. Örneğin, ABD’de meydana gelen 11 Eylül Saldırıları sonucunda, Türkiye’deki sigorta primleri de (Dünya çapında olduğu gibi) arttı.

Artan rekabet sonucu, çağdaş sigorta şirketleri müşterilerine tazminat ödeyerek yardımcı olmanın dışında sayısı giderek artan bazı yardım hizmetleri, örneğin yolda kalan araçlar için çekici, bozulan musluklar için tesisatçı temini gibi ek hizmetler vermektedir.

Sigorta şirketleri çoğu ülkede (ve Türkiye’de) hayat ve hayat dışı branşlarda çalışan şirketler olarak ikiye ayrılır.

Türkiye’de sigortacılık Hazine Müsteşarlığı Sigortacılık Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenmekte ve denetlenmektedir.

Türkiye’deki sigorta müşterileri, sigorta şirketi ile anlaşmazlığa düştüklerinde, Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği’ne [1] veya Hazine Müsteşarlığı’na [2] başvurabilir.

Sigorta türleri

Kanunen “sigortalanamaz” olarak nitelenen riskler dışındaki tüm riskler sigortalanabilir. Başlıca sigorta türleri şunlardır:

  • Can Sigortaları

    • Hayat sigortası
    • Ferdi kaza sigortası
    • Sağlık sigortası
  • Mal sigortaları
    • Kasko vb. oto sigortaları
    • Yangın sigortası
    • Nakliyat sigortası
    • Mühendislik sigortaları
  • Sorumluluk sigortaları
  • Hukuksal koruma sigortaları
  • Kredi sigortaları

Sigorta türleri, zorunlu olup olmamasına göre de sınıflanabilir. Türkiye’de başlıca zorunlu sigortalar Trafik Sigortası ile Zorunlu Deprem Sigortasıdır.

Tarihçe

Babilliler’in MÖ 1800 yıllarında geliştirdiği Hammurabi Kanunları, sigortanın bilinen ilk hukuki şeklini içeriyordu. Buna göre, bir kervana haydutların saldırması halinde, zarar kervan sahipleri arasında bölüşülür.

Antik Yunan ve Roma medeniyetlerinde bir tür nakliyat sigortası vardı. Gemi sahipleri, ticaret seferine çıkacakları zaman sermaye olarak deniz ödüncü denilen bir borç alırlardı. Eğer gemi sağ salim geri dönerse, gemi sahibi deniz ödüncünü misliyle geri öderdi. Ancak gemi yolda batarsa, deniz ödüncü gemi sahibinde kalırdı.

Yine aynı dönemde, Rodos Kuralları denilen bir düzenlemeyle müşterek avarya kavramı ortaya çıktı. Buna göre, kaptan bir tehlikeyle karşılaştığında gemisini kurtarmak için yükün bir kısmını denize atarsa, bu zarar gemi ve yük sahipleri arasında paylaşılırdı.

14. yy’da, Cenevizliler tarihte sigortaya özgü (diğer ticari konuları içermeyen) ilk sözleşmeleri yaptılar.

15. yy’da İspanya’da sigorta hukukuna ilişkin ayrıntılı düzenlemeler yapıldı. 1435 ve 1436 yıllarında kabul edilen iki kararname ile nakliyat sigortalarına dair kurallar kondu.

17. yy’dan itibaren İngiltere’de ilk sigorta şirketleri kurulmaya başladı. O zamana dek sigorta işi tüccarlar tarafından yapılıyordu. Ancak 1666′da 13.200 ev ve 87 kiliseyi yok eden Büyük Londra Yangını sonrasında öyle büyük zararlar oluştu ki, sadece yangın sigortası üzerine uzmanlaşan sigorta şirketleri kuruldu. Önemli bir ticaret merkezi olan Londra, bu yüzyıldan itibaren dünya sigortacılığının önde gelen şehri haline geldi.

17. yy’ın sonlarına doğru, Londra’nın dünya ticaretindeki artan önemi nedeniyle, bu şehirde nakliyat sigortacılığı konusunda da önemli bir talep doğmaya başladı. 1680′lerin sonuna doğru Edward Lloyd, Londra’da denizcilerin gittiği bir kahvehane açmıştı. Kahve, zamanla gemilerini veya yüklerini sigorta ettirmek isteyenler ile bu riskleri kabul etmek isteyenlerin buluşma noktası halini aldı. Lloyd’s, zamanla kahvehaneden nakliyat ve özel riskler konusunda uzmanlaşmış dünya çapında bir sigorta borsası haline dönüştü.

Mucit ve siyaset adamı Benjamin Franklin, ülkesi ABD’de sigortacılığın gelişmesi için çaba gösterdi. Kurduğu sigorta şirketi, yangına karşı sigorta yaptığı gibi, sigortalıları yangın riskine karşı bilinçlendiriyor, yüksek riskli ahşap binaları sigortalamıyordu.

Türkiye’de sigortacılık

Sigorta kelimesi, Türkçe’ye İtalyanca sicurta kelimesinden geçmiştir.

Ahilik teşkilatı gibi mesleki loncalar, kurdukları yardım sandıklarıyla Osmanlı İmparatorluğu’ndaki ilk sigorta örneklerini verdiler. Bu sandıklar yangın ve ölüm gibi bugün de sigorta konusu olan risklere karşı üyelerini koruyordu.

Bu ilk örnekler dışında, Türkiye’de sigortacılık geç gelişti. Bunun nedeni olarak İslam dininin kadercilik anlayışı gösterilir. Belki de daha önemli bir neden, ticaretin ve mali yapının Batı Avrupa’ya kıyasla geri kalmış olmasıydı.

1870 yılında özellikle İstanbul’daki azınlıkların ve yabancıların mallarını etkileyen Beyoğlu yangını, sigorta düşüncesinin yaygınlaşmasına ve ilk sigorta şirketlerinin kurulmasına neden oldu. Bunların çoğu yabancı kökenliydi. İlk yerel sigorta şirketi, 1893 yılında kurulan Osmanlı Umum Sigorta Şirketi oldu. 1864 tarihli Deniz Ticareti Kanunu’nda sigortacılıkla ilgili ilk düzenlemeler yapıldı. Bu düzenlemeler 1906′da kara sigortacılığına özel hükümler kanunlaşıncaya kadar kıyas yöntemiyle kara sigortalarında da kullanıldı. Yabancı sigorta şirketlerinin başına buyruk çalışmalarını düzenlemek amacıyla 1914′te sigorta denetimi konusunda ilk kanun çıkarıldı.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasıyla birlikte, milli iktisat anlayışı doğrultusunda, sigortacılık alanında da yerel sermayenin varlık göstermesi için yeni sigorta şirketleri kuruldu.

1929 yılında, sigortacıların meslek kuruluşu olarak Sigortacılar Cemiyeti Daire-i Merkeziyesi kuruldu. Bu kuruluş, bugün de varlığını Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği adıyla devam ettirmektedir. [3]

1956 yılında düzenlenen Türk Ticaret Kanunu’nun beşinci kitabında, sigortacılıkla ilgili düzenlemeler yapıldı. 2007 yürürlüğe girecek yeni Türk Ticaret Kanunu’nun taslak çalışmasında sigortacılıkla ilgili önemli düzenlemeler öngörülmüştür.

1980′li yıllarda Turgut Özal’ın başbakanlığı döneminde uygulanan liberal siyaset sayesinde yabancı şirketler türk sigorta sektörüne dönmeye başladı. [4]

1990 yılında, o zamana kadar devlet tarafından belirlenen sigorta tarifeleri serbest bırakıldı. [5] Bunun sonucu olarak sigorta primleri ve şirket kârları hızla düştü, rekabet zorlaştı. Düşen kârlar ve 90′lı yıllarda yaşanan ekonomik krizler nedeniyle yabancı şirketler yavaş yavaş Türk sigorta piyasasından çekildiler. Ancak Türk sermayeli banka ve holdinglerin öncelikle kendi grup risklerini sigortalamak üzere çok sayıda şirket kurması nedeniyle sektörde bir daralma yaşanmadı.

1990′ların son yıllarından itibaren Türkiye’ye yabancı sermayeli sigorta şirketlerinin yeniden geldiği ve pazar paylarını giderek büyüttükleri görülmektedir. 2006 yılında sektörde yabancı sermayeli şirketlerin pazar payı %50′yi geçmişti. [6]

Posted by admin in Uncategorized

Hayat sigorta. Poliçe (sigorta)

June 6, 2008 10:31 pm

Sigorta poliçesi, bir sigorta sözleşmesinin koşullarını içeren belge.

Poliçe, sigorta sözleşmesinin varlığı için bir şart değildir. Diğer bir deyişle, ortada bir poliçe olmasa da sigorta teminatı var olur ve sözleşmenin tarafları (sigortacı ile sigortalılar) hak sahibi olabilirler. Poliçenin kaybolmasıyla da sigortalının herhangi bir hakkı zarar görmez. Ancak poliçe, sigorta sözleşmesinin varlığını ve koşullarını gösteren önemli bir ispat unsurudur.

Türk Ticaret Kanunu’nun ilgili maddeleri

Türk sigorta hukukunun temelini oluşturan Türk Ticaret Kanunu’ndaki Türk Ticaret Kanunu poliçeyle ilgili bazı maddeler aşağıda belirtilmiştir.

Sigortacının poliçeyi imzalama ve sigortalıya verme yükümlülüğü:

“Madde 1263. Sigortacı sigorta ettirene sigorta mukavelesi gereğince her iki tarafın haiz olduğu hak ve borçları gösteren ve kendi tarafından imza edilen bir sigorta poliçesi veya onun yerine geçmek üzere bir muvakkat sigorta ilmühaberini ekleriyle beraber vermeye mecburdur. Sigortacı istediği takdirde, sigortalı dahi poliçe veya ilmühaberin ve eklerinin bir örneğini imzalıyarak sigortacıya vermekle mükelleftir.

Poliçenin üzerinde bulunması gereken bilgiler:

“Madde 1266.

  1. Sigortacının ve sigorta ettirenin ve varsa sigortadan faydalanan kimsenin adı ve soyadı veya ticaret unvanı ve ikametgahları;
  2. Sigortanın mevzuu;
  3. Sigortacının üstüne aldığı rizikolarla bunların başlıyacağı ve son bulacağı an;
  4. Sigorta bedeli;
  5. Primin tutarı ile ödeme zamanı ve yeri;
  6. Sigortacının üstüne aldığı rizikoların hakiki mahiyetlerini tamamen tayine yarıyacak bütün haller;
  7. Tanzim tarihi.

Sigortacının poliçeyi 24 saat içinde teslim etme zorunluluğu:

“Madde 1267. (…) mukavele tarihinden yirmi dört saat içinde ve mukavele bir tellal vasıtasiyle yapılmış ise en geç on gün içinde sigortacı poliçeyi sigorta ettiren kimseye vermeye mecburdur. Aksi takdirde sigorta ettiren kimse sigortacı ile sigortaya aracılık yapan tellaldan tazminat istiyebilir.

Sigortalı poliçeyi teslim aldığında prim ödeme borcu doğar:

“Madde 1295. (Değişik madde: 21/06/1994 - KHK - 537/2 md.) Sigorta priminin tamamının, taksitle ödenmesi kararlaştırılmışsa ilk taksitin, akit yapılır yapılmaz ve poliçenin teslimi karşılığında ödenmesi gerekir.

Poliçenin bölümleri

Bir sigorta poliçesi üzerinde genellikle bulunan bölümler şunlardır:

  • TTK 1266. maddede belirtilen riske (örneğin sigortalı aracın plaka numarası), sigortalıya ve sigortacıya dair bilgiler.
  • Sigorta genel şartları.
  • Özel şartlar, klozlar.

Kaynakça

Posted by admin in Uncategorized

Hayat sigorta. Turgay Tanülkü

June 6, 2008 10:11 pm

1953 Uşak doğumlu tiyatro oyuncusu ve tiyatro eğitmeni.

Oynadığı diziler

  1. Acı Hayat
  2. Beşik Kertmesi
  3. Cennet Mahallesi
  4. Ferhunde Hanımlar
  5. Hayat Bilgisi
  6. Kurtlar Vadisi
  7. Savcının Karısı
  8. Şeytan Ayrıntıda Gizlidir
  9. Şubat Soğuğu
Posted by admin in Uncategorized

Hayat sigorta. Bireysel Emeklilik Şirketleri

June 6, 2008 5:50 pm

Bireysel emeklilik kanunu kapsamında 11 şirket faaliyet göstermektedir. Bireysel emeklilik alanında faaliyet ruhsatına sadece bu 11 şirket sahiptir.

Bu şirketlerin haricinde Finans Emeklilik ve Hayat A.Ş., emeklilik şirketi kuruluş iznini 09.05.2007 tarihinde almış olup henüz faaliyet ruhsatı için başvuruda bulunmamıştır.

Dış bağlantılar

Bireysel Emeklilik Şirketleri
Emeklilik Rehberi - Bireysel Emeklilik Rehberi
Emeklipedi - Bireysel Emeklilik Ansiklopedisi

İlgili Sayfalar

Bireysel emeklilik kanunu
Emeklipedi - Bireysel Emeklilik Ansiklopedisi

Posted by admin in Uncategorized

Hayat sigorta. Max Steiner

June 6, 2008 1:31 pm

Max Steiner, 1933 yılında ilk King Kong ile başlayan iz bırakan filmlere hayat veren müzik çalışmaları, 1939 da Rüzgâr Gibi Geçti ile zirve yapmış, 1942 de Kazablanka, 2001 yılında Gizemli yabancı ile süregelmiştir. Birçok filme hayat vermesinin yanında uzun yıllar hep hatırlarda kalmayı başaran bir müzisyendir.

Posted by admin in Uncategorized